İLERİ YAŞ BAŞAĞRILARI*


Feray KARAALİ, Mert SAVRUN, Sabahattin SAİP


Background.- In this case group, we try to describe the features of headache in headache out-patients population aged 50 years or more.

Design.- The database of patients admitted to Cerrahpaşa Headache Clinic between 1994-1996 was used according to the International Headache Society (IHS), 1988 criteria.

Results.- The study included 238 cases (age range:50-83). Mean age at onset of headache was 45.1 (range: 8-83).One hundred-three of these cases had an onset age 50 (mean: 57.7) with 70.8% female. In the whole group 43% had migraine, 35% had tension-type headache (TTH) and 7% had chronic daily headache, while %5.5 had secondary type of headache such as temporal arteritis, brain tumor, and %6.8 had unclassified head pain.

Conclusion.- New onset of primary headache frequency decreases in this population. Comorbidity of depression and primary headaches and, secondary headaches increase relatively in the elderly population.

Karaali F, Savrun M, Saip S. Headache in the elderly. Cerrahpaşa J Med 2001; 32 (2): 86-90.

GİRİŞ Başa dön

İleri yaş birçok hastalık ve semptomun ortaya çıktığı bir dönemdir. Fakat başağrısı bu genellemenin dışında kalmaktadır ve farklı yaş gruplarının prevalansına bakıldığında yaşla beraber başağrısı sıklığının azaldığı görülmüştür.1,2 Hale ve ark. ileri yaş populasyonundaki semptom sıklığını araştırmış ve baş ağrısının kadınlarda onuncu, erkeklerde ondördüncü sırada yer aldığını bildirmişlerdir.3 Yaşla beraber her iki cinsiyette başağrısı prevalansının azalması yanında başağrısı nedenleri de genel populasyona göre farklılık göstermeye başlar (Tablo I).1,4 Yapılan çalışmalar bu farklılığın sekonder başağrıları lehine arttığını göstermiştir ve bu nedenle ileri yaşlarda ortaya çıkan başağrıları ayrıntılı bir inceleme gerektirmektedir.5 Buradan yola çıkarak başağrısı polikliniğimize başvuran ileri yaş başağrılarının özelliklerini ve genel başağrılı populasyondan farklılıklarını belirlemek bu çalışmanın konusunu oluşturmuştur.

Bu çalışmanın amacı: 1) 50 yaş ve üzeri hastaları standart bir veritabanı kullanarak demografik özellikleri, başağrısı tipi, nörolojik, radyolojik, psikiyatrik ve sistemik hastalık bulguları ve kullandıkları ilaçlar açısından incelemek; 2) Başağrısı tipini 50 yaş altı hastalarımızla ve literatürle kıyaslamaktır.

YÖNTEM VE GEREÇLER Başa dön

Bu çalışmada 1994-1996 yılları arasında baş ağrısı polikliniğimize ilk kez başvuran 50 yaş ve üzeri 240 hasta başağrısı başlangıç yaşı gözetmeksizin, standart bir veritabanı kullanılarak başağrısı tipi (International Headache Society -IHS- 1988 kriterlerine göre), eşlik eden nörolojk, radyolojik, psikiyatrik, sistemik hastalık bulguları ve kullandıkları ilaçlar açısından değerlendirildi. Ayrıca çalışma grubu, 1994-1995 tarihleri arasında başağrısı polikliniğimize başvurmuş 50 yaş altı 200 hasta ile sadece başağrısı tipi açısından karşılaştırıldı.


BULGULAR Başa dön

Çalışmaya 50-83 yaş aralığında 240 hasta alındı,bunların 185'i kadındı (%77).Hastaların yaş ortalaması 57.18'di (min: 50, mak: 83).Başağrısının ortalama başlangıç yaşı bütün grup için 45.1, ilk başağrısı yakınması 50 yaşından sonra başlayan 103 hasta için ise yaş ortalaması 57.7 idi. Çalışma ve 50 yaş altı kontrol grubunun başağrısı tipi açısından karşılaştırılması Tablo II'de yapılmıştır. Çalışma grubunun %9'u başağrısının bir aydan kısa bir süre önce, %62'si ise iki yıldan uzun bir süredir devam ettiğini bildirmişlerdir. Hastaların %59'u başağrılarının günlük aktivitelerini ciddi olarak etkilediğini söylemişlerdir. Çalışma grubunun %50'sinde bir psikiyatr tarafından tanısı konulan klinik depresyon, %31'inde hipertansiyon, %10'unda diabetes mellitus, %5.8'inde diğer bir sistemik hastalık saptanmıştır. Hastaların %30.8'den kraniyal bilgisayarlı tomografi (BT) istenmiş; bunların da %30.8'inde bir özellik saptanmıştır. Kraniyal manyetik resonans görüntüleme (MRG) olguların %5.4'ünden istenmiş ve bunların %53.8'inde patoloji bulunmuştur. Radyolojik bulgular Tablo III'de gösterilmiştir.




TARTIŞMA Başa dön

İleri yaş birçok hastalık ve semptomun görüldüğü bir dönem olmasına karşın başağrısı bu genellemenin dışında kalmaktadır. Genel populasyonda başağrısı prevalansının yüksek olduğunu gösteren pek çok epidemiyolojik çalışma vardır.İki büyük çalışmada, incelenen kadın populasyonunun %80'i, erkek populasyonunun %75'i son bir yıl içerisinde baş ağrısından yakınmışlardır. Farklı yaş gruplarının prevalansına bakıldığında yaşla beraber başağrısı sıklığının azaldığı saptanmıştır.1 Waters ve ark. çalışmalarında 21-34 yaş arası kadınların %92'si, erkeklerin %75'i; 55 yaş üzeri kadınların %66'sı, erkeklerin %59'u; 75 yaşından sonra ise kadınların %55'i, erkeklerin %22'si başağrısı bildirmişlerdir.2 Diğer çalışmalarda ise 65 yaşından sonraki başağrısı prevalansı %14-59, tekrarlayıcı başağrısı prevalansı %11-17 arasında bildirilmiştir. Hale ve ark. ileri yaş populasyonunda semptom sıklığını araştırmış ve baş ağrısının kadınlarda onuncu, erkeklerde ondördüncü sırada yer aldığını bildirmişlerdir.3 Kısacası yaşla beraber her iki cinsiyette başağrısı prevalansı azalmaktadır.

İleri yaş başağrısı nedenleri genel populasyona göre kısmen farklılık göstermektedir (Tablo I).1,4 Pascual ve ark. Baş ağrısı yakınması ile nöroloji kliniğine başvuran 65 yaş üzeri 193 hastayı baş ağrısı tipi açısından değerlendirmişlerdir: Hastaların %63'ü kadın olan bu grupta tanı dağılımı olarak birinci sırayı %43 (83 hasta) gerilim tipi başağrısı, ikinci sırayı %19 ile (36 hasta) idyopatik trigeminal nevralji almıştır. Bu grupta serebrovasküler hastalık, temporal arterit, intrakraniyal tümor gibi sekonder baş ağrılarının oranı %15 bulunmuştur ve bu oran aynı kliniğin 65 yaş altı hastaları için %1,6 olarak bildirilmiştir. Sonuç olarak bu çalışmacılar yaş ilerledikçe başağrısı yakınması ile nöroloji kliniklerine başvuruların azaldığını fakat sekonder başağrıların görülme sıklığının 10 kat arttığını belirtmişlerdir.5 Solomon ve ark. başağrısı yakınması ile polikliniklerine başvuran 9950 hastayı başağrısı tipi ve demografik özellikleri açısından incelemiş ve 65 yaş üzeri 359 hastanın genç gruba göre daha çok gerilim tipi başağrısı ve daha az migren tanısı aldıklarını hatta aynı grupda temporal arterit görülme sıklığının migren sıklığına eşit olduğunu bildirmişlerdir.6

Tüm bu çalışmalardan çıkan sonuç normal populasyonda %5-15 olan migren prevalansının 50 yaşından sonra %2-3'lere kadar düştüğütür. Yine yaşla birlikte bizim çalışmamızda da saptadığımız gibi auralı migren yok denecek kadar azalmakta ve bazen auralı migren aurasız migrene dönüşmektedir.1,7,8 İleri yaşlarda tedavi edilmemiş veya yetersiz tedavi edilmiş hipertansiyon ve iskemik kalp hatalığının tedavisinde kullanılan vazodilatatörler migren atağını başlatmakta, artırmakta veya tedaviye dirençli hale getirmektedir.1 Bizim çalışmamızda migren oranının literatüre göre yüksek oranda saptanması, batı ülkelerine göre, toplumumuzda hipertansiyonun saptanıp tedavi edilmesindeki yetersizliğe bağlı olabileceği düşünülmüştür.

Gerilim tipi başağrısının görülme sıklığı da ilerleyen yaşla birlikte, migren kadar belirgin olmasa da, azalmakta ve 50 yaşından sonra ilk kez ortaya çıkma oranı %10'a düşmektedir. Bu yaşlarda görülen gerilim başağrılarının diğer bir özelliği de, bizim çalışmamızda da saptandığı gibi,başağrısı ile depresyon arasında sıkı bir ilişkinin varlığıdır.9

İleri yaş birçok ilacın birlikte kullanılmasını gerektiren bir dönemdir.Yine bu yaşlarda kişi,ilaç kesilmesi ve yan etkisi gibi durumlara daha yatkındır.Bizim çalışmamızda, başağrısı aşırı analjezik kullanımına bağlı 17, ergotamin kullanımına bağlı 2 hasta saptandı. Hastaların %31,2'si (75) başağrısı dışı nedenlerle bir veya birden fazla ilaç kullanıyordu.

Servikal spondiloz, glokom, temporomandibuler eklem ve çene bozuklukları ve kulak, burun, boğaza ait yapısal bozukluklarda bu yaşlarda başağrısına neden olabilirler. Bizim serimizde bir hastada akut sinüzite, diğer bir hastada servikal artrite bağlı başağrısı saptandı.

Temporal arterit ileri yaşlarda baş ağrısına neden ciddi bir hastalıktır; körlük ve serebrovasküler hastalık gibi önemli komplikasyonlara yol açar. Prevalansı 50'li yaşlarda 6.8/100000 iken, 80'li yaşlarda 73/100.000'e kadar yükselir. İleri yaşlarda yeni başlangıçlı ağrı tarif eden bütün hastalarda ayırıcı tanıda düşünülmesi gereken bir durumdur. Bizim bir hastamızda biyopsi ile kesinleşen temporal arterit saptanmıştır.

Hafif veya orta derecede hipertansiyon, sanılanın aksine migren ataklarını provoke etmek dışında başağrısına neden olmaz. Diastolik basıncın 130 mmHg'nın üstüne çıktığı durumlarda ise genelde sabahları, oksipitale lokalize, 1-2 saat süren künt bir ağrı hissedilir. Daha nadiren kan basıncının ani olarak çok yükseldiği durumlarda patlayıcı ve çok şiddetli baş ağrısı hissedilebilir. Tromboembolik serebrovasküler olaylar ve geçici iskemik atakların %25'inde iskemik hemisfer bölgesine lokalize, orta derecede, zonklayıcı, aktivite ile artan ağrı hissedilebilir. Hemorajik serebrovasküler olaylarda ise başağrısı sık görülen bir semptomdur. Bizim çalışmamızda serebrovasküler olaylara bağlı öncü veya semptomatik başağrısı saptanmamıştır.Bunun nedeni bu tür akut olaylarda hastaların randevu sistemi ile çalışan polikliniklere değil acil ve ya genel nöroloji polikliniklerine götürülmesidir. Bununla birlikte çalışma grubumuzun birincisinde %4.58 ; ikincisinde ise %10.4 oranında anamnez veya kraniyal görüntüleme (Tablo III) ile saptadığımız geçirilmiş SVH'ya rastlanmıştır.

Primer ve metastatik beyin tümörleri gibi intrakraniyal yer kaplayıcı lezyonların görülme sıklığı ileri yaşlarda artmakla birlikte, bu lezyonlara bağlı baş ağrısı sık rastlanan bir semptom değildir. Ortaya çıktığında ise çoğu zaman sinsi başlangıçlı ve nonspesifik bir ağrıdır.Bizim serimizde bir hastada primer beyin tümörüne bağlı başağrısı saptanmıştır. Bu olgunun radyolojik ve klinik özelliği birbirini desteklemekteydi. Bunun dışındaki kraniyal MR veya BT'sinde patoloji olan olguların başağrısı kliniğini görüntüleme bulguları ile açıklanmıyordu ve rastlantısal olarak kabul edildi (Tablo III).

İleri yaşlarda görülme sıklığı artan diğer bir tip başağrısı ise kraniyal nevraljilerdir. Bizim çalışmamızda da sıklık 1.grup için %2.9, 2.grup için %5.71 gibi yüksek bir oranda bulunmuştur. Bu yaşlarda görülen nevraljilerin büyük bir kısmı idyopatikten çok semptomatik etyolojiye sahiptir.

Görüldüğü gibi ileri yaşlarda sekonder veya semptomatik başağrılarına rastlanma sıklığı diğer yaş gruplarıyla kıyaslanınca artmaktadır. Bu nedenle bu yaşlarda yeni başlangıçlı bir ağrıyla karşılaşıldığında veya daha önceden var olan ağrının karakterinde değişiklik saptandığında kraniyal BT veya MR, lomber ponksiyon ve biyopsi gibi daha ileri tetkiklere yönelmek doğru olacaktır. İleri yaşlarda bize ilk kez başvuran bir hastanın ağrısı hakkında tam bir bilgi almadan gereksiz tetkiklere başvurmak da doğru değildir. Sonuç olarak ileri yaş başağrılı kişilerin çoğunun şikayeti genç veya orta yaş dönemlerinde başlamıştır.Özellikle migren veya gerilim gibi primer başağrılarının 60 yaşından sonra başlaması mutad değildir. İleri yaşlarda ilk kez karşılaşılan baş ağrılarının nedeni genç ve orta yaş grubundan farklıdır ve sekonder başağrıları açısından ayrıntılı bir incelemeyi gerektirir.


ÖZET Başa dön

Bu çalışmada, bir başağrısı kliniğinin 50 yaş üzeri hastalarının başağrısı özellikleri sunulmaktadır.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Başağrısı Polikliniğine 1994-1996 yılları arasında başvuran ve IHS (International Headache Society) 1988 kriterlerine göre tanı konan 50 yaş ve üzeri hastalar bir veritabanı kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmaya yaşları 50 ila 83 arasında 238 hasta alındı. Olguların ortalama başağrısı başlangıç yaşı 45.1 (min: 8, mak: 83) di. Başağrısı ilk kez 50 yaş ve üzerinde ortaya çıkan 103 hastanın %70.8'i kadındı. Bütün olguların %43'ünde migren, %35'inde gerilim tipi başağrısı, %7'sinde günlük süreğen başağrısı, %5.5'inde sekonder başağrıları ve %6.8'inde sınıflandırılamayan baş ağrısı saptandı.

İleri yaşlarda primer başağrılarının başlama sıklığı azalmakta fakat primer başağrılarına depresyonun eşlik etme oranı ve sekonder baş ağrılarına rastlama sıklığı da artmaktadır.


KAYNAKLAR Başa dön

  1. Edmeads J, Takahashi A. Headache in the elderly. The headaches. Olesen J, Tfelt-Hansen P, Welch KMA. New York, Raven Press 1993; 809-813.
  2. Waters WE. The pontypridd headache survey. Headache 1974; 14: 81-90.
  3. Hale WE, May FE, Marks RG, Moore MT, Stewart RB. Headache in the elderly: an evaluation of risk factors. Headache 1987; 27: 272-276.
  4. Edmeads J. Headaches in the older people. How are they different in this age-group? Postgrad Med 1997; 101: 91-94, 98-100.
  5. Pascual J, Berciano J. Experience in the diagnosis of headaches that start in elderly people. J Neurol Neurosurg Psychiatry 1994; 57: 1255-1257.
  6. Solomon GD, Kunkel RS, Frame J. Demographics of headache in elderly patients. Headache 1990; 30: 273-276.
  7. Wang SJ, Liu HC, Fuh Jl, Liu CY, Lin KP, et al. Prevalence of headaches in a Chinese elderly population in Kinmen: age and gender effect and cross-cultural comparisons. Neurology 1997; 49: 195-200.
  8. Franceschi M, Colombo B, Rossi P, Canal N. Headache in population-based elderly cohort. An ancillary study to the Italian longitudinal study of aging (ILSA) Headache 1997; 37: 79-82.
  9. Colenda CC, Dougherty LM. Positive ego and coping functions in chronic pain and depressed patients. J Geriatr Psychiatry Neurol 1990; 3: 48-52.
  10. Pfaffenrath V, Isler H, Ekbom K. Chronic daily headache. Cephalalgia 1993; 13: 66-67.
  11. Lipton RB, Pfeffer D, Newman LC, Solomon S.Headaches in the elderly. J Pain Symptom Manage 1993; 8: 88.

  • Anahtar Kelimeler: Başağrısı, İleri yaş; Key Words: Headache, Elderly, Age factors; Alındığı Tarih: 12 Ekim 2000; Uzm. Dr. Feray Karaali, Doç. Dr. Sabahattin Saip: İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı; Doç. Dr. Mert Savrun: İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dalı; Yazışma Adresi (Address): Dr. F. Karaali, İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, 34303, Cerrahpaşa, İstanbul.