DİABETİK HASTALARDA FEMOROPOPLİTEAL VEYA
FEMOROTİBİAL BYPASS: ORTA DÖNEM TAKİP SONUÇLARI*
Cengiz KÖKSAL, Kazım BEŞİRLİ, A. Kürşat BOZKURT, M. Kamil
KAYNAK, Uğur CANGEL, Ayla SAYIN
Background and Design.- Thirty-five patients with diabetes
mellitus underwent 30 femoropopliteal and 5 femorotibial bypass
procedure. This group was matched with 35 cohort of patients without
diabetes mellitus which were selected from the vascular database.
Results.- Cumulative patency in diabetics for 1 and 3 years
were 88.6% and 77.1% respectively. The results in non-diabetics were
91.4% and 84.4%, respectively (p>0.05). Six minor and 3 major
amputations had to be performed on diabetics contrary to the 2 minor
and 1 major amputations in non-diabetics (p<0.05).
Conclusion.- Results achieved in diabetic group were not
statistically significant than the non-diabetic group although
amputation rate was found higher in the former.
|
Köksal C, Beşirli K, Bozkurt AK, Kaynak MK, Cangel U, Sayın A. Femoropopliteal and femorotibial bypass procedures on patients with diabetes mellitus: Medium term follow-up results. Cerrahpaşa J Med 1999; 30 (3): 203-206.
Diyabetik hastalarda özellikle inguinal
ligament altında aterosklerotik tıkanmanın
sık olduğu iyi bilinmektedir1 ve normal bireylere
oranla 17 kez daha çok gangren gelişme olasılığı vardır.2
Dünya nüfusunun yaklaşık %1'inin3 ve batı toplumunun % 5'inin
diyabetik olduğu düşünülürse2 olayın sosyo-ekonomik
önemi iyi değerlendirilebilir. Buna karşın diabetes mellitusta
yaygın olarak bulunan kruris arterleri tutulumu ve kötü
run-off nedeniyle rekonstriktif vasküler cerrahi sonuçlarının
daha kötü olduğuna ilişkin uzun yıllardır süregelen bir
kanı vardır.4 Daha yakın tarihli bazı çalışmalarda
ise diyabetik ve nondiyabetik hastalar arasında greft açık
kalma oranları arasında farkın olmadığı ancak amputasyon oranının
diyabetiklerde daha yüksek olduğu vurgulanmıştır.5-7
Bu çalışmada kliniğimizde 1990-1995 yılları arasında alt
ekstremite tıkayıcı damar hastalığı nedeniyle femoropopliteal
ve femorokrural bypass yapılan ve en az bir yıl süre ile izlenebilen
35 diyabetik hasta irdelenmiştir. Benzer klinik, arteriografik ve
operatif özellikleri bulunan 35 nondiyabetik hasta bilgisayar
kayıtlarından seçilmiş ve elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır.
YÖNTEM VE GEREÇLER
1990-1995 yılları arasında yaşları 34-82 arasında değişen
(ort. 61.2) 361 hastaya arteryel revaskülarizasyon uygulandı.
Bu olguların 54'ü diabetik idi (%11.9) ve yaş ortalaması 60.8
idi. Bu grup içinden femoropopliteal (n=30) veya femorotibial
bypass yapılıp (n=5) en az bir yıl süre ile takip sonuçları
bulunan 35 hasta seçildi.
Yirmiiki hastada diyabet regülasyonu oral antidiyabetikler ile,
10 hastada insülin ve 3 hastada diet ile sağlanmaktaydı. Kontrol
grubu olarak periferik damar hastalarınn kaydedildiği bilgisayar
kayıtlarından benzer yaş, cinsiyet, vasküler tutulma özelliği,
izlem süresi bulunan nondiyabetik 35 atherosklerotik periferik
damar hastası seçildi. Hastaların preoperatif özellikleri Tablo I'de
sunulmuştur.
Arteriografik incelemede 30 hastada femoro-popliteal
lezyon saptandı ve distal popliteal arterde anastomoza uygun bir alan
mevcuttu. Dört olguda tibialis posterior ve bir olguda tibialis
anterior arteriografik ve operatif bulgularla outflow arteri
olarak seçildi.
Hastalar postoperatif dönemde ilk 3 ay,
ayda bir kez, daha sonra da 6 aylık dönemde izlendi. Rutin
nabız muayenesine ek olarak Doppler bulguları ile değerlendirildi
ve şüpheli durumlarda arteriografi yapıldı. Tüm olgulara
postoperatif dönemde Pentoxiphilline 400 mg 3x1, Dipyridamole 75 mg
3x1 ve Aspirin 75mg 1x1 verildi.
Gruplar arası karşılaştırmalar Student's
testi ile yapıldı ve p<0.05 anlamlı kabul edildi. Diz altı
bypass uygulanan ve Polytetrafluoroethylene (PTFE) kullanılan hasta sayısı
küçük olduğundan (n=5, her iki grup için) takip sonuçları birlikte
irdelendi.
BULGULAR
Her iki grubu oluşturan 35'er hastada uygulanan cerrahi girişimlerin
tipi ve sonuçlar Tablo II'de gösterilmiştir. PTFE greft kullanılan
5 hasta da femoro-popliteal bypass uygulanan gruptadır ve bu greft
diz altında kullanılmamıştır. Diyabetik hastalarda birinci yıl sonunda
4, üçüncü yıl sonunda 8 greftin tıkandığı saptanmıştır. Bir ve 3
yıllık açık kalma oranları (cumulative patency) % 88.6 ve % 77.1'dir.
Greft tıkanıklığı nondiyabetik grupta 1 ve 3. Yıllar için 3 ve 5 hastada
görülmüştür. Bu grupta açık kalma oranları % 91.4 ve %84.4 olup diyabetik
ve nondiyabetik gruplar arasındaki fark anlamlı değildir (p>0.05).
Diyabetik grupta 6 minör, 2 diz üstü ve 1 diz altı olmak üzere 3 majör
amputasyon yapılmıştır. Nondiyabetik grupta 2 minör ve 1 dizüstü amputasyon
yapılmıştır ve 2 grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır
(p<0.05).
TARTIŞMA
Günümüzde diyabetik hastaların %75'inde ölüm nedeni vasküler
kökenlidir5 ve periferik arter hastalığı oranı kendi
yaş ve risk grubunda olan nondiyabetik hastalardan 20
kat fazladır.2 Buna karşın bypass sonuçlarının tatmin
edici olmaması ve amputasyon oranlarının yüksek olması
konusundaki çekingenlik henüz giderilememiştir.8
Bu çalışmada diyabetes mellitüs dışında preoperatif,
peroperatif ve postoperatif takip özellikleri birbirine
yakın olan iki grubun karşılaştırılması amaçlanmıştır.
Distal anostomozu diz altında olan yalnızca 5 hasta
olduğundan değerlendirme zorunlu olarak birlikte yapılmıştır.
Benzer şekilde safen veni çeşitli nedenlerle kullanılamayan
5 olguda PTFE greft kullanılmış ve bu sayı istatistiksel olarak
düşük olduğundan diğer hastalarla birlikte değerlendirilmiştir.
Çalışmanın yapıldığı kliniğin yaklaşık 1800 hastayı içeren
bir vasküler database'i olmasına karşın inceleme takip sonuçlarının
daha tatmin edici olduğu 1990-95 yılları içerisinde
sınırlandırılmıştır.
Bir ve 3 yıllık dönemde saptanan açık kalma oranları %
88.6 ve % 77.1 olup çeşitli kaynaklarda bildirilen sonuçlarla
benzerlik göstermektedir.1,9 Kontrol grubu olarak
irdelenen nondiyabetik hastalarda ise 1 ve 3 yıllık açık
kalma oranları % 91.4 ve % 84.4 olarak saptanmıştır.
Nondiyabetik olgularda başarı oranı daha yüksek olmasına
karşın bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildir (p>0.05).
Ancak preoperratif dönemde iskemik ülser varlığı diyabetik
grupta 5, nondiyabetik grupta 4 hastada olmasına karşın
amputasyon oranı diyabetik grupta belirgin olarak yüksektir (p<0.05).
Bu hastalarda başarılı arteriyel revaskülarizasyona rağmen azalmış
infeksiyon direnci ve nöropatinin zemin hazırladığı lokal doku
faktörleri nedeniyle major ve minör amputasyon oranı yüksektir.
Menzoian ve arkadaşları diyabetik hastalarda yaygın
krural arter tıkanıklıklarına rağmen bilek ve ayaktaki arterlerin
(dorsalis pedis, posterior tibial, plantar arterler) korunduğunu
bildirmişlerdir.10 Bu distal arterlere yapılan bypass
sonuçları yakın zamanda bildirilmeye başlanmış ve greft açık
kalma oranları, amputasyondan kaçınma ve hastanın hayat standartlarını
yükseltme konusunda oldukça başarılı sonuçlar
alınmıştır.5,11 Darling ve arkadaşları %
60'ı diyabetik olan bir hasta grubunda distal anastomozu dorsalis
pedise olan 238 bypass yapmışlar ve 3 yılda %81.6 ve 7 yılda %56.7
sekonder açık kalma oranı bildirmişlerdir. Bu çalışmada amputasyondan
kaçınma oranı (limb salvage) 1 ve 5 yıl için ayrı olarak
irdelenmemiş olsa da dikkat çekici ölçüde başarılıdır. Kliniğimizde
yakın zamanlarda bu tip bypass'lar yapılmaya başlanmış ancak
takip sonuçları henüz alınamamıştır.
ÖZET
Otuzbeş diyabetik hastada 30 femoropopliteal ve 5 femorotibial
bypass yapıldı. Bir ve 3 yıllık takip sonuçları bilgisayar kaynaklarından
seçilen benzer özellikli 35 nondiyabetik hasta ile karşılaştırıldı.
Greft açıklığı diyabetik grupta 1 ve 3 yıl için %88.6 ve %77.1 bulundu.
Bu oranlar nondiyabetikler için %91.4 ve % 84.4 idi (p>0.05).
Diyabetik grupta 6 minor, 3 major ve nondiyabetik grupta 2 minör, 1
majör amputasyon yapıldı (p<0.05). Diyabetik hastalarda greft açık
kalma oranları nondiyabetiklerden istatistiksel olarak farklı bulunmadı
ancak amputasyon oranı yüksek idi.
KAYNAKLAR
- Towne JB. Management of foot lesions in the diabetic patient. Vascular Surgery'de. Ed. RB Rutherford. Philadelphia, WB Saunders Company,1995; 895-903.
- Gibbons GW, Freeman D. Vascular evaluation and treatment of the diabetic. Clin Pediatr Med Surg 1987;4: 377-381.
- Foster DW. Diabetes mellitus. Harrison's Principles of Internal Medicine'de. Ed. McGraw-Hill. 10th edition. Philadelphia, WB Saunders Company, 1986; 661-673.
- Moore WS, Malone JM. Vascular reconstruction in the diabetic patient. Angiology 1978;29: 741-748.
- Isaksson L, Lundgren F. Vein bypass surgery to the foot in patients with diabetes and critical ischemia. Br J Surg 1994; 81: 517-520.
- Bandyk DF, Kaebnick HW, Stewart GW. Durability of the in situ saphenous vein bypass: A comparison of primary and secondary patency. J Vasc Surg 1987; 5: 256-263.
- Tannenbaum GA, Pomposelli FB, Marcaccio EJ. Safety of vein bypass grafting to the dorsal pedal artery in diabetic patients with foot. J Vasc Surg 1992; 15: 982-988.
- Irwin ST, Gilmore J, McGrann S, Hood J, Allen JA. Blood flow in diabetics with foot lesions due to small vessel disease. Br J Surg 1998; 75: 1201-1206.
- Hurley JJ, Auer AL, Hershey FB. Distal arterial reconstruction: patency and limb salvage rates in diabetics. J Vasc Surg 1987; 5: 796-802.
- Menzoian JO, Lamorte WW, Paniszyn CC, LeoGerfo FW, Doyle JE. Symptomatology and anatomic patterns of peripheral vascular disease: differing impact of smoking and diabetes. Ann Vasc Surg 1989; 3: 224-228.
- Darling Rc, Chang BB, Paty PS, Lloyd WE, Leather RP, Shah DM. Coice of peroneal or dorsalis pedis artery bypass for limb salvage. Am J Surg 1995; 170: 109-112.
-
Anahtar Kelimeler: Diabetes mellitus, Revaskülarizasyon; Key Words: Diabetes mellitus, Revascularization; Alındığı Tarih: 28 Aralık 1998; Uzm. Dr. Cengiz Köksal, Uzm. Dr. Kazım Beşirli, Doç. Dr. A. Kürşat Bozkurt, Doç. Dr. M. Kamil Kaynak, Dr. Uğur Cangel, Prof. Dr. Ayla Sayın: İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı. Yazışma Adresi (Address): Dr. A. K. Bozkurt, Ataköy 5. Kısım A7 Blok D:40 34750 Ataköy, İstanbul.
|
|