EREKTİL DİSFONKSİYONDA ENDOKRİN SEBEPLERİN GÖRÜLME SIKLIĞI*
Bülent ALICI, Haluk AKPINAR, Kürşat Koray KANTAY, Hamdi ÖZKARA, Emre AKKUŞ, Halim HATTAT
Background.- Little is known about the natural history of erectile
dysfunction. Erectile dysfunction is clearly a symptom of many conditions
and certain risk factors have been identified, some of which may be emanable
to prevention strategies. Among these, hypogonadism in association with a number
of endocrinologic conditions have been demonstrated as a risk factor.
Design.- Over a period of 7 years, from 1991 to 1998,
2750 men who had referred to our sexual dysfunctions center for erectile dysfunction
have been evaluated. Sexual hystory, physical examination, hormonal evaluation
(prolactin, free testosterone), Doppler ultrasound, intracavernous pharmacotest and if
indicated DICC and neurologic evaluation have been performed. Data were analyzed
from the files of the patients. Patients with endocrinological causes without other
etiology were included in the study group. The mean age of the patients were
39.2 (range 23-75). The therapy given and results of the therapy were analyzed.
Results.- Sexual history revealed 69/2750 (2.5 %) of the
patients had primary impotence. 1100 (40.5%) patients were diabetic. Although diabetus
mellitus is the most common endocrinologic cause of impotence, endocrine causes were
detected in 190 patients (7%). In diabetic patients not only one factor could be determined
as a cause of impotence. Cardiovascular disease was appearent in 495 patients (17.6%).
Hormonal evaluation showed hyperprolactinemia in 19 of 190 (10%) patiens,
hyperprolactinemia + androgen deficiency in 97 (50.8%), androgen deficiency in 74 (39.2%)
patients. After the testosterone replacement therapy, 49 (70%) of the patients reported increase
in penile rigidity and seminal volume and were satisfied with the therapy while 21 (30%)
of the patients needed self-injection pharmacotherapy. In patients with hyperprolactinemia,
bromocriptine is used and only 16% of satisfactory results were obtained. Overall success
rate was 37% with hormonal therapy.
Conclusions.- Impotence is a major health concern. There are
many determinants related to the risk factors and not only one factor could be determined
as the etiological factor for erectile dysfunction. In patients with an etiology of endocrine
causes, hormonal therapy is advisable but further other therapies may also be needed in
case of unsatisfaction.
Alıcı B, Akpınar H, Kantay KK, Özkara H, Akkuş E, Hattat H. Frequency of endocrine causes of
erectile dysfunction. Cerrahpaşa J Med 1999; 30 (4): 265-268.
GİRİŞ 
Erektil disfonksiyonun doğal seyri hakkında az şey bilinmektedir. Ereksiyon kompleks
bir nörovasküler fenomendir. Ereksiyon oluşması üç hemodinamik olay (artmış arteryal
kan akımı, sinüzoidal düz kas gevşemesi ve azalmış venöz drenaj gibi) dışında nörojenik
psikojenik ve endokrinolojik olaylara da bağımlıdır. Erektil disfonksiyona yol açan risk faktörleri
arasında diabetes mellitus, hipogonadizm, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar, psikojenik
sorunlar ve yaş sayılabilir. Erektil disfonksiyon, birçok endokrin hastalığın klinik semptomlarından
biri olarak karşımıza çıkabilmekte ve sıklıkla libido azalması ile birlikte görülebilmektedir. İşte
sadece bu iki semptom hipogonadizm'in kliniği olarak karşımıza çıkabilmektedir.1
Aynı şekilde hiperprolaktinemik hastaların %88'inde erektil disfonksiyon ve %80'inde libido azalması
görülmekte, bunun yanında diğer klinik semptomlar (jinekomasti %21, galaktore %13 gibi) daha az
sıklıkta olabilmektedir.2 Endokrin sebepli impotans vakalarının diğer bir özelliği de,
medikal tedavi ile yüksek başarı elde edilebilmesidir.
Dünya Sağlık Örgütü'nün 1992 yılında yaptığı impotans konsensus toplantısında, eksikliği
duyulan ve araştırılması gereken konular arasında, erektil disfonksiyona yol açan endokrin sebeplerin
sıklığı ve tedavi sonuçlarının tespitini önermişlerdir.9 Bu retrospektif çalışmanın amacı,
kliniğimize erektil disfonksiyon şikayeti ile başvuran hastalarımızda, endokrin sebep sıklığı ve
tedavi edilebilirliğini araştırmaktır.
YÖNTEM VE GEREÇLER 
1991-1998 yılları arasındaki 7 yıllık periyotta, erektil disfonksiyon
yakınmasıyla merkezimize başvuran 2750 hastanın dosyaları incelendi. Çalışmanın
amacıyla ilgili olarak anamnez, fizik muayene, hormonal tetkik (prolaktin, free
testosteron), Penil Doppler USG, intrakavernöz farmakotest ve endike ise kavernozometri
(DICC) ve nörolojik muayeneleri incelendi.
Prolaktin ölçümü için kan örneği sabah ve hasta dinlenmiş olarak alındı.
Prolaktin seviyesini yükseltecek ilaç alımı varsa (antidopaminerjikler gibi) kan alımından en
az 24 saat önce kesildi. Prolaktin için 20 ng/ml'nin üstü,serbest testosteron için 12,4 ng/ml'nin
altı değerler anormal kabul edildi. Anormal bulunan değerler için bir başka gün ikinci kez kan örneği
alındı. İki kez anormal saptanan değerler patolojik kabul edildi. Testosteron düşüklüğü (12,4 ng/ml'nin
altında değerler) saptanan hastalara 10 günde bir 250 mg testosteron dekoneat intramüsküler
olarak verildi. Testosteron tedavisine 2 ay devam edildi. Prolaktin yüksekliği belirlenen hastalara
7.5 mg/gün dozda bromokriptin başlandı. İki ay ara ile kan prolaktin seviyesi kontrolü yapıldı.
Prolaktin seviyesi normale dönmeyenlerde bromokriptin dozu 15 mg/gün'e yükseltildi.
15 mg/gün bromokriptin dozu ile 2 ay içinde prolaktin seviyesi normale dönmeyen hastalara
kranial BT çekildi. Prolaktin seviyesi 100 mg/gün seviyesinin üstünde olan hastalara kranial
BT ilk değerlendirmede çekildi. Hipofiz adenomu tespit edilenlere endokrinoloji ve nöroşirurji
konsültasyonu istendi.
BULGULAR 
Seksüel anamnez ile 2750 hastanın 69'unda (%2,5) primer impotans tanısı konuldu. 1100
hastanın (%40,5) diabetik olduğu saptandı. Diabetes mellitus dışında 190 hastada (%7) androjen
eksikliği ve/ veya hiperprolaktinemi tespit edildi. 495 hastada (%18) kardiovasküler hastalık
kliniğe eşlik etmekteydi. Endokrin patoloji saptanan 190 hastanın 19'unda (%10) hiperprolaktinemi,
97'sinde (%50,8) hiperprolaktinemi ve androjen eksikliği, 74'ünde (%39,2) androjen eksikliği saptandı.

Androjen eksikliği saptanan 74 hastanın tamamında 2 aylık testosteron replasman tedavisi
sonrası kan serbest testosteron düzeyleri 12,4 ng/ml düzeylerine erişmiş ancak, 49'unda (%70)
libido artışı, ereksiyon kalitesinde düzelme ve seminal volümde artış sağlanmıştır. Klinik
düzelme sağlanamayan 25 hastada (%30) ise self-injeksiyon farmakoterapisine gerek duyulmuştur.
Hiperprolaktinemi nedeniyle bromokriptin başlanan 116 hastanın 19'unda (%16) 2 ay içinde prolaktin
normal seviyelere düşürüldü ve ereksiyonları normale döndü. 97 hastada ise hiperprolaltinemi devam
etti. Testosteron ve bromokriptin uygulanan hastalarda tedavi başarı oranı %37 olarak saptandı.
İki aylık bromokriptin tedavisine rağmen prolaktin seviyesi normale dönmeyip doz 15 mg/gün'e
çıkılan 97 hastanın 24'ünde prolaktin seviyesinde normale dönüş oldu, ancak klinik düzelme olmadı.
Cevap alınamayanlardan 18 hastaya kranial BT çekildi. 5 hastada makroadenom, diğer hastalarda
değişik sayıda mikroadenom tespit edildi. 5 hastaya hipofizer adenektomi uygulandı. Hepsinde
prolaktin normale döndü, ancak erektil disfonksiyon şikayetleri düzelmedi.
TARTIŞMA 
Değişik yayınlarda %2,1 - 21 oranında değişen androjen eksikliği bizim çalışmamızda %15,5
(171/2750) olarak saptanmıştır.3-6 Testosteron seviyesi düşük
bulunan hastaların %25'inde ikinci kez ölçümde normal değerler saptanmıştır. Bu oran yapılan bir
çalışmada %40 olarak tespit edilmiştir.7 Dolayısıyla ilkinde patolojik
bulunan değerlerde mutlaka ikinci ölçüm yapılmalıdır.
Yine değişik serilerde %9-50 arasında bildirilen androjen terapisine yanıt bizim çalışmamızda
%70 olarak bulunmuştur.4,5,8 Androjen tedavisiyle yanıt alınan
hasta grubu tüm erektil disfonksiyonlu hastaların %1,89'unu oluşturmaktadır. Bu oran literatürle
paralellik göstermemektedir (%2,65).7 İleri yaştaki impotans
vakalarında düşük testosteron düzeyi beklenilenden daha fazla erektil disfonksiyona sebep
olmakta ve bu hasta populasyonunda androjen tedavisine yanıt alınamamaktadır. Bunun
nedeninin yaşa bağlı potansiyel organik patoloji (vaskülojenik, sinuzoidal) olabileceği akılda tutulmalıdır.
Düşük testosteron seviyeli hastaların büyük bir kısmında organik bir sebep
bulunamamaktadır. Seksüel aktivite azlığı, stres, depresyon, testosteron sekresyonunu
inhibe eden faktörler olarak ileri sürülmektedir. Ayrıca yine yaşa ve strese bağlı fonksiyonel
hipotalamik disfonksiyon düşük testosteron seviyesi nedeni olabilmektedir.
Çalışmamızda %3,8 olarak bulunan hiperprolaktinemi değişik serilerde bildirilen
%0,7-5 arasındaki oranlarla uyumludur.3,4 Literatürde
bromokriptine yanıt olarak saptanan oran %50 iken bizim serimizde %40 olarak bulunmuştur.
Cevap alınan 19 hastanın 13'ünde prolaktin 35 ng/ml'nin üzerindedir.
Prolaktin yüksekliği belirgin olan hastalarda tedaviye daha fazla yanıt alınmıştır.
Medikal yada cerrahi (adenektomi) tedavi ile prolaktin seviyeleri normale dönen hastaların
bir kısmında, erektil disfonksiyon şikayetinin düzelmemesi, bu hastalarda nörojenik,
psikojenik, korporo-sinuzoidal patolojilerin ilave olarak bulunabileceği ile açıklanabilir.
Erektil disfonksiyon vakaları içinde endokrin sebepli olanlar %7'lik bir orandadır.
Özellikle azalmış seksüel istek ve anormal fizik muayene bulgusunda akla ilk
endokrin sebepler gelmelidir. Zira özellikle testosteron eksikliği olanlarda %70'lere
varan tedaviye yanıt alınabilmektedir.
ÖZET 
Erektil disfonksiyon etyolojisinde bir çok faktörün yer aldığı bir patolojidir. Bu
nedenlerin belirlenmesi tedavi stratejimizi de belirleyecektir. Hastaların bir bölümünde
endokrin kaynaklı sebepler erektil disfonksiyonun sebebi olabilmektedir.
1991-1998 yılları arasında erektil disfonksiyon şikayeti ile cinsel disfonksiyon
merkezimize başvuran 2750 erkek hastanın kayıtları retrospektif olarak değerlendirildi.
Anamnez, fizik muayene, hormonal tetkik (prolaktin, serbest testosteron), penil Doppler
USG, intrakavernöz farmakotest, kavernozometre ve nörolojik muayeneleri incelendi.
Yalnızca endokrinolojik sebeplere bağlı erektil disfonksiyonu olan hastalar çalışma
grubuna dahil edildi. Verilen tedavinin sonuçları analiz edildi.
Anamnez ile %2,5 (69/2750) hastada primer erektil disfonsiyon saptandı.
Hastaların ortalama yaşı 39,2 (23-75) olarak tespit edildi. 1100 (%40,5) hasta
diabetikdi. 190 hastada (%7) endokrin nedenler etyolojide saptandı. Hormonal
değerlendirme sonucu 190 hastanın 19'unda (%10) hiperprolaktinemi, 97 hastada (%50,8)
hiperprolaktinemi + androgen eksikliği, 74 hastada ise (%39,2) yalnızca androgen
eksikliği saptandı. Testosteron replasman tedavisi sonrası 49 hastada (%70) klinik
düzelme (penil rijiditede ve seminal miktarda artış) sağlanırken 21 hastada (%30) klinik
düzelme sağlanamadı ve enjeksiyon tedavisine ihtiyaç duyuldu. Hiperprolaktinemi nedeniyle
bromokriptin tedavisi alan hastaların %16'sında klinik düzelme sağlandı. Toplam olarak
hormonal tedavinin başarı oranı %37 olarak belirlendi.
Erektil disfonksiyon önemli bir sağlık problemidir. Etyolojide birçok risk faktörü
bulunmaktadır. Endokrin sebeplerin etyolojide yer aldığı hastalarda hormonal tedavi
ile bir kısım hastada sonuç alınabilmektedir, ancak başarısız olunan vakalarda diğer
tedavi seçeneklerine ihtiyaç duyulabilir.
KAYNAKLAR 
- Zonzstein J. Diagnosis and management of endocrine disorders of erectile dysfunction. Urol Clin N Amer 1995; 22: 789.
- Buvat J, Lemaire A, Buvat-Herbaut M, Fourlinnie J, Racadot A, Fossati P. Hyperprolactinemia and sexual function in men. Hormone Res 1985; 22: 196.
- Johnson A, Jarrow J. Is routine endocrine testing of impotent men necessary? J Urol 1992; 147: 1542.
- Kropman R, Verdijk R, Lycklama A, Nijeholt A, Roelfsema F. Routine endocrine screening in impotence: Significance and cost efectiveness. Int J Impotence Res 1991; 3: 87.
- Keogh E, Caratic C, Earle C, Wisnievski ZS. Diagnosis and medical treatment of erectile dysfunction. Elsevier Science 1986; 406-415.
- Spark RF, White RA, Connolly PM. Impotance is not always psychogenic. JAMA 1980; 243: 750.
- Buvat J, Lemaire A. Endokrine screening in 1022 men with erectile dysfunction: Clinical significance and cost-effective strategy. J Urol 1997; 158: 1764-1767.
- Morales A, Johnstone B, Heaton JV, Clark A. Oral androgens in the treatment of hypogonadal impotent men. J Urol 1994;152: 1115.
- NIH consensus conference: Impotence. JAMA 1993; 270: 83-87.
-
Anahtar Kelimeler: Erektil Disfonksiyon, Endokrin;
Key Words: Erectile Dysfunction, Endocrine;
Alındığı Tarih: 5 Mayıs 1999; Doç. Dr. Bülent Alıcı, Uzm. Dr.
Haluk Akpınar, Dr. Kürşat Koray Kantay, Doç. Dr. Hamdi Özkara,
Doç. Dr. Emre Akkuş, Prof. Dr. Halim Hattat: İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi,
Üroloji Anabilim Dalı, Cinsel Fonksiyon Bozuklukları Merkezi;
Yazışma Adresi (Address): Dr. B. Alıcı, Kuştepe Bağlantı Yolu,
Abide sitesi, B1 blok D:12 Mecidiyeköy, İstanbul.
|
|