SAĞKALIM ÇÖZÜMLEMESİ İLKELERİ*
Mustafa ŞENOCAK
1 - GİRİŞ - TEMEL KAVRAMLAR
Sağkalım çözümlemesi çeşitli konularda risk etkenlerini, prognostik ögeleri,
tedavi başarılarını, vs ortaya koyabilmesi açısından önem taşımakta ve tıbbın
çeşitli alanlarında kullanılmaktadır.
"Sağkalım" terimi aslında geniş anlamda kullanılmış olan ve gerçekde
konunun uygulanacağı tüm örneklerdeki durumu yansıtmayan bir terimdir. Bu tür bir
çözümlemede mutlaka bir "sağkalmak/ölmek" çiftli seçeneği bulunması zorunlu değildir,
gerçek de "sağkalım"dan anlaşılan, belli bir başlangıç noktasından
sonra (bir ameliyat, bir tedavinin başlangıcı, bir hastalığin başladığı kabul edilen
an, vs), bir izleme süresi içindeki olgunun araştırmanın ana konusu olan özel bir
konuma erişmesi - event, end point - (veya erişmeden eski özelliklerini sürdürmesi)
durumudur. Bu özel konum ölüm olabileceği gibi, tedaviye yanıt vermek, remisyona
girmek, tümörsüz geçen süre, gibi diğer özellikler de olabilir.
Anlaşılacağı gibi araştırma sonlandırıldığı zaman, izlenen tüm olguların mutlaka belli
bir özel konuma (ölüm gibi) erişmiş olmaları beklenmez. Bunun yanı sıra araştırma süreci
içinde;
- izlenen olgulardan bazılarının izlemeden çıkmaları (kaybolmak)
- ana konu dışındaki nedenlerle ölmeleri (bir kanser araştırmasında, kişinin trafik kazasında
ölmesi),
- araştırmacı tarafından izlemeden çıkarılmaları (ikincil bir hastalığin ortaya çıkarak
izlenen özellikleri maskeleyebilmesi) da söz konusu olabilir.
Tüm bu tür olgulara "tamamlanmamış" (Censored observations)
denecektir ve bunlar araştırmaya alınacaklar ise araştırmanın konusu doğrultusunda özellik
taşıdıkları süre değerlendirilecektir.
Üzerinde değerlendirme yapılacak tüm olguların araştırmaya aynı anda, hepsi için
geçerli bir başlangıç noktası ile katılmaları nerede ise olanaksızdır, dolayısı ile araştırma
için belirlenmiş belli bir süre içinde, çeşitli anlarda araştırmaya izlenmeye katılan yeni
olgular olacağı gibi, belli bir özelliğe erışmesi (ölmesi) nedeni ile izlemeden çıkan örnekler
de bulunacaktır. Sağkalım çözümlemesini gerçekleştirirken kullanılacak olan yöntem hangisi
olursa olsun öncelikle bu farklı zamanlarda çalışmaya giren, farklı zamanlarda farklı
nedenlerle sonlanan hatta araştırma bitirildiğinde izlemesi süren tüm olgular, tek bir anda
izlenmeye başlamışcasına bir düzenleme yapılır.
Bazı çalışmalarda her olguyu kendi izleme süresi ile belirtmek ve değerlendirmeleri bu
izleme süreleri açısından yapmak gerekir. Buna karşılık özellikle olgu sayısının çok yüksek
olduğu konumlarda araştırmacının kendi öngöreceği süre aralıkları için değerlendirmeler
yapılması söz konusudur. Bu iki ayrı değerlendirme tipi, sağkalım çözümlemelerinin iki
ayrı ana yöntemini de belirtmektedir; ilki sınır-çarpım (product-limit) kestirimini
amaçlayan "Kaplan-Meier" (1958) yöntemi, diğeri ise "Yaşam
Tablosu" (Cutler-Ederer 1958) yöntemidir.
Aşağıda herhangi bir hesaplama ayrıntısına girmeden bu yöntemlerin temel
özelliklerine kısaca değinilecektir.
Bu iki yöntemin dışında, süreç içinde kaybolan olguları hesaplardan çıkartmadan,
araştırma başlangıç toplamındaki - izleme zamanları düzeltilerek araştırmaya katılan
tüm olgular - sayı üzerinden de hesaplamaya gidilebilir. Kabaca "araştırmaya
alınan" (intention to treat) tüm olguların paydayı oluşturduğu bu yaklaşım
belli ölçülerde gerçek yaşamdaki koşulları daha gerçekci yansıtabilmektedir.
Çalışmada en az sürede bulunan olgunun bile belli bir sınırı aşması koşulu ile, bu
yöntemin sonuçları aşağıdaki yöntemlerden herhangi biri ile elde edilen sonuçla birlikte
değerlendirildiğinde daha kıymetli yorumlara gidilebilmektedir.
2- YAŞAM TABLOSU (Actuarial tables) YÖNTEMİ
Yaşam tablosu yöntemi, araştırmanın olgu sonuçlarını, araştırmacı tarafından
belirlenen zaman aralıkları çerçevesinde gruplayarak değerlendiren bir yöntemdir.
Belli aralıklar içinde değerlendirme yapmanın getirdiği bazı önkabul sakıncalarına
karşın, diğer yönteme (Kaplan-Meier) göre de getirdiği bazı özel ölçütleri
bulunmaktadır. Yaşam tablosu yönteminin toplam olgu sayısının oldukça yüksek olduğu
çalışma örnekleri için (n >= 100) kullanılması önerilmektedir. Daha önce vurgulandığı
gibi olgular çalışmaya araştırmanın sürdüğü herhangi bir zamanda katılabilirler,
birim olarak düşünülen sürecin (bir yıl, bir ay, vs) sonuna kadar normal olarak
izlenebilecekleri gibi belli bir anda kaybolabilir, çalışmadan çıkarılabilir veya
araştırılan özelliği gösterir duruma girebilirler (ölüm, remisyon, ilaca yanıt vs).
Yöntem başlangıçda % yüz olan yaşama olasılığının belirli süreç aralıkları ile
eriştiği - düştüğü- yeni yaşama olasılık düzeylerini belirler.
Değerlendirme, temelde belli özel duruma giren olguları, bir özel birim süre
içinde değerlendirmek yönünde yapılır, ancak unutulmamalıdırki bir döneme normal
olarak başlayan tüm olguları bu dönemin bitimine değin, özel durumların dışında
da, izlemek olanaklı değildir dolayısı ile aslında bir "risk grubu"ndan
söz edilir. Bu risk grubu belli bir izleme dönemine baslayan olgular
toplamından - örneğin 2. yıla başlayabilenler - o dönem sürecinde "tamamlanamayan"
olguların bir kısmının çıkarılması ile elde edilen bir sayıdadır. Dönem sonunun
ölüm olasılığının hesabında ise ölenler (özel durumu gösterenler) / risk grubu oranı
kullanılır.Yaşama olasılığı ise doğal olarak 1-ölüm olasılığıdır. Çalışmanın başından
beri yaşama olasılığı ise birbirini izleyen dönemlerin yaşama olasılıkları
çarpımına eşittir.
Grafik gösterimde de araştırmacının seçtiği dönemlere göre, dönem sonu yaşam
olasılıkları belirtilir. Başlangıç anı yaşam olasılığı "1" (% yüz) dir. Dönem sonu olasılık
değer noktaları birleştirilerek çizim yapılır ve dönem içinde ölümler olması nedeni ile
dönem içi yaşam olasılıklarının azalarak sürmesi gösterilmiş olur.
3- KAPLAN-MEİER YÖNTEMİ
Yaşam tablosu yöntemine göre temel fark araştırıcının belirlediği zaman aralıkları
çerçevesinde değil, gerçekleşen her ölümde beliren yeni -eşit olmayan- zamanlarda
kestirim yapılmasıdır. Özetle her ölüm olgusu zamanı kadar -aynı andaki ölümler tek
zaman belirler- kestirim noktası oluşturulur. Buna göre de, herhangi bir ölümün olduğu
andaki ölüm olasılığı; o andaki ölenlerin sayısı / o anda izlenenler (ölen + izlemi
devam edenler) şeklinde hesaplanır. O ana ilişkin yaşama olasılığı yine 1- ölüm
olasılığıdır ve baştan beri yaşama olasılığı da geride kalan tüm dönemlerin yaşama
olasılıkları çarpımına eşittir. En uzun süreli izlemeye sahip olan olgu bir ölüm - araştırılan
özel durum - değil de, "tamamlanmamış" bir olgu ise, ortalama yaşam kestirimi, gerçek
ortalamadan daha düşük bir değeri yansıtmaktadır. Bu tür durumlarda tüm çalışma
için bir "genel" yaşam süresi kestiriminden kaçınarak, sadece belli
bir "süre" içinde ortalama yaşam beklentisinden söz edilmesi
önerilmektedir.
Yüzdeliklerin kestiriminde birbirini izleyen ölüm anları arasında yaşam olasılığı
değişmez varsayıldığından istenen yüzdeliğin (yaşam olasılığı olarak) altına düşülen ilk
ölüm zamanı ilgili yüzdelik kabul edilir.
Yaşam tablosu yönteminden farklı olarak, her ölüm zamanını ayrıca değerlendirmesi
nedeniyle, Kaplan-Meier yönteminde sağkalım olasılıkları, adımsal (
step) fonksiyon biçiminde belirir. Bir önceki (ölüm) kestirim anından sonra,
yeni ölüm zamanına dek, başka ölüm olmaması nedeni ile olasılık değişmez
kalmaktadır ve grafiksel gösterimde bir merdiven görüntüsü ortaya çıkmaktadır.
4- SAĞKALIMLARIN KIYASLANMASI
Birden fazla kümede sağkalım dağılımlarının genel olarak - tüm izleme sürecini göz
önünde bulundurur şekilde - kıyaslanması sık karşılaşılan bir problemdir ve tıpsal alanda
pek çok farklı konuda ve araştırmada karşımıza çıkmaktadır. Sağkalım dağılımlarının tipi
bazen bilinmediği, bazen ise bilinen ve rahat çözülen kalıplara uymadığı için genellikle
parametrik olmayan testler kullanılır. Çok özel koşullar dışında, hemen tüm
araştırmalarda "tamamlanmamış" olgular bulunduğundan parametrik
olmayan testler bu duruma göre tasarlanmışlardır.
Tamamlanmamış olgusu bulunmayan iki bağımsız topluluğun yaşam süreleri standart
non-parametrik testlerle kıyaslanabilir (Mann-Whitney U gibi). Aynı koşullarda bağımlı
örnekler için ise işaret testi kullanılabilmektedir Genelde rastlanan; "tamamlanmamış"
örneklerin bulunduğu 2 ayrı grubun kıyaslanması ise şu testlerle yapılmaktadır;
- Gehan'ın genelleştirilmiş Wilcoxon testi
- Mantel-Haenszel ki-kare testi
- Cox-Mantel testi
- Logrank testi
- Breslow'un genelleştirilmiş Wilcoxon testi
- Tarone kıyaslama testi
Bunlardan bazılarının hesaplama işlemlerinin karışık ve uzun olması nedeniyle
ancak bilgisayar yardımı ile çözülebilecekleri söylenebilir. Genelde bu testlerden
bir çoğunu içeren hazır programlarda bulunmaktadır. 2 den fazla örnek grubunun
kıyaslanması için ise Kruskal-Wallis H-testinin değişimlenmiş bir uygulamasından
yararlanılmaktadır. Yukarıda adı geçen tüm testlerden, araştırmacının tek başına uygulaması
en kolay olanı Mantel-Haenszel yöntemidir, genellikle hazır paket programlarda ise
Log rank yöntemi yeğlenmektedir.
Bazı özel hesaplamalarla iki kıyas kümesinin sadece belli bir dönemdeki yaşama
olasılıklarını değerlendirmek de olanaklıdır.
- Prof. Dr. Mustafa Şenocak: İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Biyoistatistik Bilim Dalı
|