CREUTZFELDT-JAKOB HASTALIĞI: OTOPSİ SUNUMU VE LİTERATÜRÜN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ*
Büge ÖZ, Gökhan ERSOY, Cuyan DEMİRKESEN
Background.- Creutzfeldt-Jakob disease (CJD) is a very rare
untreatable progressive neurodegenerative disorder. Its incidence is one in 1 million
per year in European countries, which is rarer in Turkey. It is associated with the
presence of a protein in the brain, incompletely defined transmissible agent, called
as prion.
Observation.- An autopsy case of 64 years old man was
presented. Grossly there was a severe cortical atrophy in the brain especially in the
frontal and temporal lobes. Histopathological sections showed spongiform changes
and neuronal loss in the gray matter. Immunohistochemical examination revealed
synaptic and plaque like prion protein (PrP) accumulation in the cortex and severe
reactive astrogliosis which was positive for GFAP.
Öz B, Ersoy G, Demirkesen C. Creutzfeldt-Jakob disease. Cerrahpaşa
J Med 2000; 31 (1): 42-48.
GİRİŞ 
İnsan prion hastalıkları, "nörodejeneratif hastalıklar" arasında etyoloji ve
patogenezi iyi anlaşılamamış bir gruptur.1 Sporadik ve
kalıtımsal tipleri bildirilmiştir. Bugün için "bulaşıcı spongioform ensefalopatiler
" -transmissible spongioform encephalopathy- (TSE) başlığı altında incelediğimiz
tüm bu hastalıklar, farklı etyolojik sebepler ve farklı klinik tablolarla seyredebilen, hepsinin
histopatolojik tablosu birbirine benzeyen birkaç hastalığın oluşturduğu geniş bir
ailedir:2 Kuru,3
Gerstman-Straussler Sendromu (GSS),4 Creutzfeldt-Jakob
Hastalığı (CJH),1 fatal familial insomnia
(FFI).1,5 Son zamanlarda Creutzfeldt- Jakob hastalığının
yeni bir varyantı tanımlanmış olup (V-CJH); bu hastalık da TSE grubuna dahil
edilmiştir.6-8
CJH insanlarda en sık görülen TSE etkeni olup yıllık görülme sıklığı 1 milyonda 1
kadardır.6 Genellikle 60 yaşları civarında görülür
ve belirtiler bir kez ortaya çıktıktan sonra ortalama yaşam süresi 1 yıl kadardır. Başlıca
klinik bulguları ataksi, myoklonus, duyusal bozukluklar ve hızlı ilerleyen
bunamadır.1,5,6
Benzer bulgularla Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde ilk olarak CJH tanısı alan ve otopsi için
gönderilen bir olgu (Ot. 82/97) literatürdeki bulgular eşliğinde değerlendirdi.
OLGU 
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalına 3 haftadır
belirginleşmiş korku, unutkanlık atakları ve yer, zaman, oryantasyon bozukluğu
şikayetleriyle gelen 64 yaşındaki erkek hastanın psikiyatrik açıdan değerlendirilmesinde
yakın hafıza yetersizliği, görsel algılama bozuklukları, konfabulasyonlar ve yer,
zaman, şahıs oryantasyonunda bozukluklar tesbit edilmişti. Nörolojik muayene
bulguları ataksi ve sol elde pozitif "grasping" refleksinden ibaretti.
Hastanın tüm metabolik ve serolojik kan testleri normal sınırlardaydı. EEG'de
yaklaşık 2 aylık izleme süresi içinde her iki hemisferi tutan diffuz, orta derece
organizasyon bozukluğu bulgularından, trifazik dalgalara kadar ilerleyen bozukluklar
görüldü. Kranyal tomografi normalken, kranyal MR'da beyin sulkuslarında genişleme,
ventrikül etrafı derin beyaz maddede iskemik odaklar, kısmen "boş sella"
görünümü mevcuttu. Mini mental durum inceleme skoru bir hafta içinde 25'ten 13'e düşmüştü.
1-2 mg/gün klorozepam ve 20 mg/gün haloperidol uygulamasıyla klinikte
takip edilen hasta daha sonra Creutzfeldt-Jakob Hastalığı teşhisiyle infeksiyon hastalıkları
kliniğine sevk edildi ve bir müddet sonra vefat etti.
Otopsi Bulguları: Haricen kaşeksi dışında herhangi bir patoloji
gözlenmeyen olguda sistemlerin makroskopik incelenmesinde santral sinir sisteminde
beyin ön bölümü atrofik görünümde olup (Şekil 1) frontal ve temporal loblarda daha belirgin
olmak üzere gyruslarda küçülme, sulkuslarda, yan ve 3. ventriküllerde genişleme ve
kortekste incelme saptandı. Koronal kesitlerde kortekste de incelme mevcuttu (Şekil 2).
Ayrıca sağ akciğerde yaygın pnömonik infiltrasyon izlenirken kalpte sol ventrikül hipertrofisi,
damarlarda yaygın ateroskleroz gözlendi. Böbrekler eskiyen infarkt alanını yansıtan nedbeler
içeriyordu. Toraks ve abdominal boşluklardaki derin lenf düğümlerinde yaygın lenfadenomegali
mevcuttu.
|
Şekil 1. Beynin frontalden makroskobik görünümü. Özellikle
frontal loblarda simetrik kortikal giruslarda küçülme, sulkuslarda
genişleme görülmektedir
|
|
|
Şekil 2. Frontal loblardan koronal kesit. Kortikal gri cevherde incelme,
derin beyaz cevhere oranla daha koyu, gliozise bağlı olarak (okla işaretli)
gri pembe renk almış görünüm
|
|
Mikroskopik Bulgular: Beyinde gri ve beyaz cevherde frontal ve
temporal loblarda daha fazla olmak üzere vakuoler degenerasyonla karakterize
spongioformik değişiklikler izlendi (Şekil 3). Ayrıca reaktif astrosit artışı ile kendini
gösteren şiddetli gliozis (Şekil 4) ve gri cevherde nöron kaybı mevcuttu. Korteksteki
gliozis özellikle "Tabaka I" belirgindi. Kortikal tabakalarda spongioform
dejenerasyonu yansıtan ve beyaz cevherde damarlar etrafındaki boşluklarda
genişlemeyle belirgin spongioform özellikler izlenmekteydi.
|
Şekil 3 (A,B). Kortaksta laminasyonun seçilemediği yaygın ve belirgin
vakuoler "spongioform" dejenerasyon, nöronlarda sayısal
azalma (H+E xA100, B200)
|
|
|
Şekil 4. Kortekste nöron kaybı ve belirgin reaktif gliozis. Reaktif astrositlerin
saçaklı sitoplazmik uzantıları kuvvetli GFAP pozitifliği göstermekte (Ihk - GFAP x100)
|
|
Serebellumda fokal Purkinje hücre kaybı, Bergman gliozisi, granüler
tabakasında nöronlarda seyrelme, spongioform değişiklik ve beyaz cevherde gliozis
görülmekteydi.
Akciğerlerde bronş ve bronşiol duvarlarını tutan, alveoller içinde
nötrofil polimorfların da eşlik ettiği lobüler pnömoni, reaktif lenfositik infiltrasyon,
atelektazi ve amfizem alanları gözlendi.
Böbreklerde fokal glomerül sklerozu, skar alanları, damar duvarlarında
eozinofilik kalınlaşma izlenirken, karaciğerde seyrek tek hücre nekrozu ve rejenerasyon
bulguları saptandı. Bunun dışında lenforetiküler sisteme ait organlarda yaygın reaktif
hiperplazi bulguları mevcuttu.
İmmunhistokimyasal Bulgular: Beyine ait kesitler varolan
gliozisi göstermek için "Glial fibriler asidik protein "(GFAP)"le ve
prion varlığını göstermek içinde "Prion protenilerine karşı antikor (3F4 ve
MAB1562) ile immunhistokimyasal olarak boyandı.
GFAP uygulanması ile reaktif geniş sitoplazmalı astrositler net olarak
izlenip gliozisin varlığı ispatlandı (Şekil 4). Prion proteinlerine karşı antikorlarla
immunhistokimyasal olarak boyanan kesitlerde, serebral kortekste özellikle perivasküler
alanlarda plak formasyonunu (Şekil 5) düşündüren fokal boyanmaların yanısıra yaygın
granüler-sinaptik-paternde (Şekil 6) boyanmalar görüldü. Aynı difuz granüler boyanma
serebellumun moleküler ve granüler tabakasında da izlendi.
|
Şekil 5. Kortekste nöronlar arasında ortasında amorf madde
bulunan (amiloid +) ve çevrede speküler granüler tarzda prion
pozitifliği (Ihk - Prp x400)
|
|
|
Şekil 6. Kortekste nöronal hücreler çevresinde sinaptik tarzda
granüler Prp birikimi (Ihk - Prp x100)
|
|
Gri cevhere benzer bir biçimde hem beyin, hem de beyinciğin beyaz
cevherinde seyrek plak tarzı prion protein pozitifliği izlendi.
Plak tarzında prion protein pozitifliği saptanan alanlar aynı zamanda
kongo boyası ile zayıf amiloid pozitifliği gösterdi.
Olgu, bahsedilen bulgular doğrultusunda "Bulaşıcı prion
hastalığı; Creutzfeldt-Jakob hastalığı" olarak rapor edildi.
TARTIŞMA 
Bahsedilen hastalıklar, her ne kadar "Bulaşıcı spongioform ensefalopati"
adı altında incelense de GSS, FFİ ve ailesel CİD formlarında otozomal dominant, kalıtımsal
bir geçişin varlığı söz konusudur. Ailesel CİH olguları, tüm CJH vakalarının %10-15'i gibi
bir oranını kapsarken, olguların %80-85'i sporadik CJH olarak tanımlanmış olgulardan
oluşur.1,5,6 TSE için etkenin iatrojenik bulaştığı
olgular dışında hastaya nasıl bulaştığı tam açıklık kazanmış değildir. İatrojenik CJH,
bir takım tıbbi uygulamalar esnasında hastalığın bulaşmış olmasıdır. Bu uygulamalara
örnek olarak, kontamine stereotaksik EEG elektrotlarının kullanımı, dura mater
homogreftleri, kornea transplantasyonları ve büyüme hormonu preparatlarının kullanılması
verilebilir.9-11 İatrojenik geçişin bir başka sakıncası
da tıp çalışanlarında hastalığın görülme riskinin artmasıdır. Patolog,12
beyin cerrahı,13 patoloji
teknisyeni14 gibi örnekleri görülmüştür.
Daha önce değindiğimiz gibi CJH'nın yeni tanımlanmış bir formu da daha genç
hastalarda görülen (ortalama 27 yaş), ekstremite ağrıları ve EEG bulgularının yokluğu
ile kendini gösteren "varyant-CJH" dır.6-8
Bu formun halk arasında "deli dana hastalığı" olarak bilinen "bovine
spongioform encephalopathy"li sığırların etlerinin yenmesiyle bulaşabileceğine dair
şüpheler vardır.15,16
KENDİNE ÖZGÜ BİR PATOJEN: PRİON: TSE'lerde prion adı verilen bir patojen
rol oynar.1,5 Patojenin yapısı tam olarak
aydınlatılamamıştır. Deneysel pasajlar esnasında ionizan radyasyon gibi fiziksel
ajanlara maruz bırakılan patojenin etkinliğinde hiçbir değişme olmaması, etkenin
nükleik asid içermeyen, saf protein yapısında bir patojen olduğunu
düşündürmüştür.17 Bir miktar nükleik asid
içerdiğini öne sürenler de bulunmakla birlikte18
şu an için birinci görüş popülerliğini korumaktadır.
Prion konak hücrelerinde bulunan "proteaz resistant protein" (PrP) ile
etkileşime girmektedir. Normalde vücuttaki fonksiyonu pek bilinmeyen, ama sinyal
iletimin de görev yaptığı düşünülen19 normal,
hücresel PrP (PrPc) 20.kromozomun kısa kolundaki bir gen tarafından
kodlanır.1,5 Kalıtımsal geçişli TSE vakalarında
bu gende mutasyon olduğu izlenmektedir. PrPc ile etkileşime giren prion onun yapısal
olarak değişmesine neden olup hastalıklı PrP'yi oluşturur (PrPCJD) PrPCJD bir çok
canlı türünde ve bir çok TSE alt grubunda birbirine benzer yapıda olup amiloid fibrillerini
andıran bir şekle sahiptir.20 PrPcJD, PrPc'ye göre
proteolize daha da dirençlidir21 ve amiloide benzer
yapısı, immunhistokimyada izlenen plakvari boyanmalardan sorumludur.
PrP ilk olarak nöronlarda saptanmış,22 daha
sonra dalak ve lenfoid dokuda da elde edilebilmiştir.23
Özellikle tonsilde saptanması V-CJH'nda tonsil biopsilerini tanı yöntemi olarak gündeme
getirmiştir.24
PATOLOJİK DEĞİŞİKLİKLER: Saptanan tüm patolojik değişiklikler sinir
dokusunda olur. Karakteristik olarak iltihabi infiltrasyonun eşlik etmediği spongioform
dejenerasyon adı verilen vakuollü görünüm, gri cevherde nöron kaybı ve GFAP ile
gösterilebilen astrositik proliferasyondan oluşan bulguları kendi olgumuzda da gözlendi.
Bulgular daha öncede değinildiği gibi tüm TSE'lerde ortaktır. Burada bahsedilen spongioform
dejenerasyonu bilinen "status spongiozus" durumlarından ayırdetmek
"subakut spongioform ensefalopati" tanısı için
gereklidir.25 Status spongiozusta nöropil varlığını
korumakta, sağlam nöropil izlenen zeminde spongioformik vakuoller görülmekte
iken, TSE'de nöropilde oluşan düzensiz kaviter boşluklara özellikle geç dönemde
şiddetli gliozis eşlik etmektedir. Bizim olgumuzda da spongioform değişikliklerle
beraber şiddetli gliozis GFAP yardımıyla gösterilmiştir.
TSE grubu hastalıkların önemli histopatolojik bulgularından biri de kuru "hastalığında
yaygın görülmüş olmasından dolayı bu adı alan "kuru tipinde" amiloid
plaklardır. Bunlar Periodik-asid-Schiff reaksiyonu (PAS) veren ya da kongo-kırmızısı
boyaları ile boyanabilen ortası yoğun, çevresi saçaklı granüler
boyanmalardır.1,26,27 Kuru hastalığında %75
çıkan görülme oranı, CJH'lı hastaların beyinciklerinde %5'e kadar düşmektedir.
Buna rağmen beyincikte bu tip bir boyanmanın görülmesi CJH için tanı
koydurucudur.1 PAS ya da kongo-kırmızısı
ile görülemeyebilen plaklar çoğu zaman immunhistokimyasal yöntemlerle ortaya
çıkarılabilmektedir.26,27 Burada kullanılan
PrPCJD'ye karşı antikor ile iki tip boyanma paterni ortaya
çıkmaktadır:1
a) Gri maddede sinaptofizinin gerçekleştirdiği boyama paternine benzer bir biçimde
granüler boyanma şeklinde izlenen "diffuz" sinaptik patern
b) Özellikle nöropildeki vakuollerin etrafına iyi gözlenen plak benzeri boyanma.
Konvansiyonel yöntemlerle kuru tipi amiloid plaklar gösterilemese bile
"anti-PrPCJD" nın görülmesi prion hastalığı için tanı koydurucudur.
Sunulan olguda her iki tipde de (prP) boyanma paterni izlenmiştir.
CJH için konuşursak bu hastaların beyin ve beyinciklerinde sinaptik paternde
yaygın boyanma izlenmektedir. DeArmond ve Prusiner'in bir çalışmasında 10 CJH'lı
hastanın 9'unda bu tip boyanma bildirilmiş, yine aynı çalışmada plak tarzı boyanmanın
yalnızca 2 hastada izlendiği söylenmiştir.1
Gerçekten de plak tarzı boyanma varyant-CJH ve GSS 'ye oranla sporadik CJH'da daha
az oranda görülmektedir.
Sunduğumuz olguda da hem beyin, hem beyincikte yaygın sinaptik paternde boyanma
izleniş, plak tarzı boyanma ise gri ve beyaz cevherlerin her ikisinde de sinaptik paterne
oranla daha zayıf olarak görülmüştür. Beyin ve beyinciğin gri maddesindeki- beyinciğin
granüler ve moleküler tabakalarını tutan-boyanma olgumuzda CJH için tanı koydurucudur.
Yaşlılık ve Alzheimer hastalığında da görülebilen beyin korteksi yerleşimli amiloid plaklar,
PrPCJD için boyanmaması gerektiğinden ayırıcı tanı açısından güçlük
yaratmayacaktır.26
Tanı skalası içine alınması gereken asıl hastalıklar doğal olarak TSE grubunun
diğer üyeleridir. GSS herediter geçişli bir hastalıktır.4
PrP pozitif Amiloid plakları bu hastaların beyinlerinde çok yaygın olarak
bulunur.5 Daha belirgin serebellar ataksi ve geç
dönemde gelişen bunama ile kendini gösterir.5 EEG de yalnızca yavaşlama
bulguları vardır.6 Beyin sapı tutulumu olduğundan
hastalarda" olivopontoserebellar dejenerasyon mevcuttur. Olgumuzda serebellumda
tutulumun daha az oluşu, aile hikayesinin olmayışı, EEG bulgularının ve klinik
prezentasyonun farklılığı ile GSS'yi kolaylıkla dışlamaktadır.
CJH'nın yeni bir türü olan varyant-CJH'da genç yaş grubunda görülmekte ve
hiçbir periyodik EEG değişikliği göstermeden seyretmektedir.5
Kuru bir zamanlar insan eti yiyen kabilelerde yaygın olarak tanımlanmış bir hastalıktır.
Özellikle kadınları ve çocuktan yaşlılara kadar geniş bir yaş grubunu
etkiler.6 Yamyamlıktan başka etyoloji
gösterilememiş ve bu alışkanlığın ortadan kalkması ile birlikte hastalık görülmez
olmuştur. Hastalık myoklonus benzeri belirtiler, korea, ataksi bulgularıyla ilerleyip
geç dönemde bunama ile sonlanır. Ailesel CJH, pozitif aile anamnezi, erken hastalık
yaşı ve uzun hastalık süresi bulgularıyla sporadik CJH'den
ayrılır.2 Tüm TSE grubu hastalıkların
histopatolojik bulguları benzer nitelikte olduğundan ayırıcı tanılar hastaların özgeçmişleri,
klinikleri ve EEG'yi de içeren laboratuar bulguları ile yapılır. Olgumuzun klinik ve
laboratuar bulguları CJH'nın tipik özelliklerine büyük oranda uymaktaydı. CJH'lı
hastalarda görülen fokal, tek yada çift taraflı eş zamanlı dalga
değişiklikleri5,28 vakamızın EEG'sinde
disorganize bifazik ve daha sonra trifazik dalgalar şeklinde izlendi. Manyetik rezonans
görüntülemesinde sulkus genişlemesi gibi kortikal atrofi ile uyumlu bulgular görüldü.
CJH'da kan biokimyasında bir anormallik görülmediğinden daha önce
bahsedilmişti.5 Bununla uyumlu olarak, serolojik
ve metabolik herhangi bir anormalliğin izlenmediği bir tablo mevcuttu. Son yıllarda,
beyin omurilik sıvısında (BOS) çok az bulunması gereken "14-3-3 protein"
isimli bir maddenin CJH'lı hastaların BOS'larında arttığı ve yine bu hastalarda S-100
serum düzeylerinde artış30 izlenmiş olmasına
karşı bu tetkikleri yapma imkanı bulamadığımızdan tanımızı bu açıdan destekleyemedik.
TEDAVİ VE KORUNMA: CJH'nın ya da diğer TSE'lerin günümüzde bir tedavisi
bulunmuş değildir. Bu durum hastalığa karşı korunma önlemlerinin önemini açığa
çıkarmaktadır. Patoloji teknisyeni, patolog, beyin cerrahı gibi tıbbi personelde hastalığın
görülmüş olması, tıbbi personelin risk altında olmadığını bildiren aksi yöndeki
raporları31 sarsacak niteliktedir. Etken ajan suda
kaynatmaya, formaline, %70 lik alkole ve ionizan radyasyona, ultravioleye
dirençlidir.22 Otoklavla; hipoklorid, permanganat,
fenol gibi dezenfektanlarla inaktive olduğu bilinmekte,31
hasta ya da salgılarıyla temas durumunda çamaşır suyu, sabunla yıkanma iyi bir korunma
yolu olarak görülmektedir.32 Patolojideki doku takibi
esnasında da 48'er saatlik iki formalin banyosunun arasında 1 saatlik formik asid
tatbikinin infektiviteyi yok ettiği bildirilmiştir.33
Sonuç olarak CJH nadir görülen bir hastalık olup bir çok bilinmezi hala bünyesinde
taşımaktadır. Olgumuz klinik özellikleri, patolojik olarak gösterdiği spongioform beyin
değişikliği, gliozis, nöron kaybı ve korteks atrofisi ile ve en az bunlar kadar önemli
immunhistokimyasal anti-PrP pozitifliği ile tipik ve sporadik bir CJH olarak teşhis
edilmiştir. Nadir de olsa yaşamı tehdit eden bir hastalık olduğundan şüpheli bir olgu
ile karşılaşıldığında kliniklerde ve patoloji laboratuvarlarında bahsedilen koruyucu
önlemlerin tam olarak alınması gerektiği bir kez daha vurgulamak istenmiştir.
ÖZET 
Creutzfeldt-Jakob Hastalığı oldukça nadir görülen, ilerleyici, tedavisi mümkün
olmayan nörodegeneratif hastalıklar arasındadır. Avrupa ülkelerinde insidansı yılda
bir milyonda bir olarak verilmekte iken, Türkiyede oldukça nadir sporadik vakalar
bildirilmektedir. Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde tanı alan, ilk CJD olgusu olduğundan
bu otopsi olgusu literatür bilgisi ışığında sunulmaya uygun görülmüştür.
64 yaşında bir erkek hastaya ait otopsi değerlendirilmesinde frontal ve temporal
loblarda daha belirgin kortikal atrofi saptandı. Işık mikroskobik değerlendirmede ise
gri cevherde yaygın spongioform degenerasyon, nöronal hücrelerde kayıp ve ağır
reaktif gliozis izlendi. İmmunhistokimyasal olarak korteksde plak tarzında veya
sinaptik prion-protein (PrP) birikimi belirlendi.
KAYNAKLAR 
- DeArmond SJ, Prusiner SB. Etiology and pathogenesis of prion disease. Am J Pathol 1995; 146: 785-811.
- Brown P, Gibbs CJ, Johnson PR, et al. Human spongioform encephalopathy of experimentally transmitted disease. Ann Neurol 1994; 35: 513-529.
- Gajdusek DC, Gibbs CJ Jr, Alpers M. Experimental transmission of a kuru-like syndrome in chimppanzees. Nature 1966; 209:794.
- Masters CL, Gajdusek DC, Gibbs CJ Jr. Creutzfeldt-Jakob disease virus isolation from the Gerstmann-Straussler syndrome, with an analysis of the varrous forms of amyloid deposition in the virus-induced spongioform encephalopaties. Brain 1981; 104: 559.
- Asher DM. Transmissible spongroform encephalopaties. In Gorbach SL, Bartlet JG, Black NR.Infectious Disease. Philadelphia. WB Saunders Company 1998; 2283-2312.
- Jubelt B, Miller JR. Viral infections in Rowland LP: Merrit's Textbook of Neurology. Williams and Wilkins 1995; 142-179.
- Zeidler M, Johnstone EC, Bamber RWK, et al. New variant Creutzfeldt-jacob disease: psychiatric features. Lancet 1997; 350: 908-910.
- Zeidler M, Stewart GE, Barraclough CR, et al. New variant Creutzfeldt-Jakob disease: neurological features and diagnostic tests. Lancet 1997; 350: 903-907.
- Brown P, Cervenakova L, Goldfarb LG, et al. Iatrogenic Creutzfeldt-Jakob disease: An example of the interplay between ancient genes and modern medicine. Neurology. 1994; 44: 291-293.
- Billete de villemeur T, Dslys JP, Pradel A, et al. Creutzfeldt-Jakob disease from contaminated growth hormone extracts France. Neurology 1996; 47: 690-695.
- Brown P, Preece MA, Will RG. "Friendly fire" in medicine: Hormones homografts, and Creutzfeldt-jakob disease. Lancet 1992; 340: 24-27.
- Gorman DG, Benson DF, Vegel DG, et al. Creutzfeldt-Jakob disease in a pathologist. Neurology 1992; 42: 463.
- Berger JR, David NJ. Creutzfeldt-Jakob disease in a physicran. A review of the disorder in health care workers. Neurology 1993; 43: 205-206.
- Miller D. Creutzfeldt-Jakob disease in histopathology technicrans. N Engl J Med 1988; 318: 853-854.
- Brown P. The risk of bovine spongioform encephalopathy (mad cow disease) to human health. JAMA 1997, 278: 1008-1011.
- Counsens SN, Zeidler M, Esmonde TF, et al. Sporadic creutzfeldt-Jakob disease in the United Kingdom: analysis of epidermiological surveillance data for 1970-96 BMJ 1997; 315: 389-395.
- Prusiner SB. Novel proteinaceous infectious particles cause scrapie. Science 1984; 216: 136.
- Rohwer RG. Estimation of scrapie nucleic acid MW from standart curves for virus sensitivity ot ionizing radiation. Nature 1986; 320: 381.
- Collinge J, Whittington MA, Sidle KCL, et al. Prion protein is necessary for normal synaptic function. Nature 1994; 370: 295-297.
- Bockman JM, Kingsbury DT, McKinley MP, et al. Creutzfeldt-Jakob disease prion proteins in human brains N Eng J Med 1985; 312: 73-78.
- Meyer RK, McKinley MP, Bowman KA, et al. Seperation and properties of cellular and scrapre proteins. Proc Natl Acad Sci USA 1986; 83: 2310-2314.
- Kretzschmar HA, Prousiner SB, Stowring LE, et al. Scrapie prion proteins are synthesized in neurons. Am J Pathol 1986; 122: 1-5.
- Doi S, Ito M, Shinagawa M, et al. Western blot detection of scrapie-associated fibril protein in tissues outside the central neroous system from precliclinical scrapie-infected mice. J Gen Virol 1988; 69: 955-960.
- Collinge J, Rossor MN, Thomas D, et al. Tonsil biopsy helps diagnose new variant Creutzfeldt-Jakob disease BMJ 1998; 317: 472.
- Masters CL, Richardson EBJ. Subacute spongiform encephalopathy (Creutzfeldt-Jakob disease). The nature and progression of spangioform change. Brain 1978; 101: 333-344.
- Piccardo P, Safar J, Ceroni M, et al. Immunohistochemical localization of piron protein in spongioform encephalopathies and normal brain tissue. Neurology 1990; 40: 518-522.
- Kitamoto T, Tateishi J. İmmunohistochemical conformation of creutzfeldt-Jakob disease with a long clinical course with amyloid plaque core antibodies Am J Pathol 1988; 131: 435-443.
- Roos R, Gajdusek DC, Gibbs CJJR. The clinical characteristics of transmissible creutzfeldt-Jakob disease. Brain 1973; 96: 1-20.
- Hsich G, Kenney K, Gibbs CJ, et al. The 14-3-3 brain protein in cerebrospinal fluid as a marker for transmissible spongiofrom encephalopathies. New Eng J Med 1996; 335: 924-930.
- Mc Conville JP, Craig JJ. Diagnosis of Creutzfeldt-Jakob disease by measurement of S-100 protein in serum. Appropriate study populations must be used. BMJ 1998; 317: 472-473.
- Gajdusek DC, Gibbs CJ Jr, Asher DM, et al. Precautions in medical case of and in handling materials from patients with transmisible virus dementia (Creutzfeldt-Jakob disease). N Eng J Med 1977; 297: 1253- 1258.
- Gajdusek DC, Gibbs CFJ. Survival of Creutzfeldt-Jakob disease virus in formal-fixed brain tissue. N Eng J Med 1976; 294: 553.
- Brown P, Wolf A, Gajdusek DC. A simple and effective method for inactivating virus infectivity in formalin fixed tissue samples from patients with Creutzfeldt-Jakob disease Neurology 1990; 40: 887-890.
- Anahtar Kelimeler: Creutzfeldt Jakob hastalığı, Prion protein, PrP, Patoloji;
Key words: Creutzfeldt-Jakob Disease, Prion protein, PrP, Pathology;
Alındığı Tarih: 11 Ekim 1999; Doç. Dr. Büge Öz, Uzm. Dr. Gökhan Ersoy, Doç.
Dr. Cuyan Demirkesen: İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı;
Yazışma Adresi (Address): Dr. B. Öz, İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Patoloji
Anabilim Dalı, 34303, İstanbul.
|
|